Denzicilik Finansmanında Yeni Trendler

Denzicilik Finansmanında Yeni Trendler

 
Dünyamız, her alanda hızla hareket ediyor. Geceden sabaha değişiklikler ve yenilikler ve kararlar oluşuyor. Son 10 yılda denizciliğin finansmanı çok değişti. Global Denizcilik krizini takiben yeni kaynakların sektöre girmesine çalışıldı. Fonlamanın baska çareleri yaratıldı. Son 5 yılda bir yandan Denizcilik İhtisas Bankalar ellerindeki zora düşmüş, tahsili imkansız hale gelmiş olan kredileri eleyerek ve hatta Denizcilikten tümüyle cıkmaya çalışırken, özel sermaye sahipleri, bono piyasalarının aktorleri, bu sektörün ihtiyacı olan yatırımların yüzde 15 kadarını karşıladılar.

Geleneksel denizcilik finansmanı artık uzak bir geçmiste kaldı. Avrupa Bankalarının çoğu Denizciliğe kaynak yaratmayı bıraktı. Bir yandan Denizcilik portföyünü satan Bankalar bir yandan da ellerindeki kredilerin zaman içinde amortize olmasını tercih ederek, yeni iş yapmayacaklarını açıkladılar. Bu konuda tek etkenin, denizcilik piyasaları krizinin olmadığı ve Basel /Bankacılık kurallarının katı uygulamalarının Bankalar üzerinde yarattığı baskının da bulunduğunu, meslektaşlarımızdan duymaktayız.

Avrupa'nın ileri gelen iki bankasının Denizcilik portföyü 2012 yılında 77 milyar 2 milyon USD iken, 2016 da 27 milyar USD'ye düşmüş. Son 3 yıl icinde daha hızla azalmıştır. Bir ingiliz bankası portfoyünün önemli kısmına Japon fonlarına satmış, ve Avrupa'nın en büyük denizcilik bankası, Yatırım fonlarına satılarak eyalet Bankası olmaktan cıkmıs, ozellestirilmistir. Bkz Dünya Denizcilik ve Bankacılık basın haberleri. Bu banka, Türkiye'de uzun yıllar finansman yapan ve Türk Armatör firmalarının 1990’lardan 2010’a kadar büyümesinde çok önemli, önder rolü olan bir ihtisas bankasıdır. Birçok yabancı banka ise Yunanistan ve Güney Kıbrıs'da özel seçtikleri bazı müşterilerini fonlamaya devam etmektedirler.

Çin ve Japonya ve Uzak doğunun güçlü sermaye birikimi olan diğer bazı ülkeleri, birtakim yeni düzenlemeler ile kendi tersanelerinde inşa edilen gemiler için ülkenin Armatörluk şirketlerinin, fonlanan, geminin mülkiyetini bir süreliğine kendi şirketleri üzerine aldığı bir çeşit SALE and LEASE BACK formülleri ile yeni inşaa gemileri satmak için kaynak yaratmakta oldukları gözlenmektedir.

Bu esasen, 20 yıl önce Almanya'da uygulanan bazı yöntemlere benzemektedir. Almanya, kendi tersanelerinde inşaa sanayiini destekleyerek, Bankalar ve Sigorta Sirketleri ile birlikte Denizciliğe finansman sağlanmıştır. Örneğin Export Credit Agency (ECA) ve HERMES COVER (bizzat UN RoRo'nun ilk gemilerinin Almanya tersanesinde inşaasında uygulanan ve içinde hukuk bürosu olarak bulunduğumuz onlarca sistemden bir tanesidir) (CIRR /commercial interest reference rate) Loans gibi benzer formulasyonlar ile günümüze uygun çevreci ve teknik (ekolojik yakıt vbg yaptırımlara 2020 IMO fuel sulphur regulations) uyarlı yeni teknoloji gemilerin yapımını sağlamak amaçlıdır.

Esas olan bundan sonra Protectionism / korumacilik ile ülkelerin armatörlerinin, kendi gemilerini kendi tersanelerinde insaa ettirmesinin finanse edilmesidir. (BKZ Avukat Sema Yerlikaya digital book "Gemi Finansmanı Bankacılık Kredilendirme (Seller's Credit) ve Denizcilik sektöründe sermayenin finansmanı ve TTK'da halka açılma kuralları)

Av.Alev Elif Beller
Follow by Email
Twitter
LinkedIn
Instagram