

Denizler altında rüzgâr enerjisi ile çalışan bir “SU ALTI DATA MERKEZİ ” inşa edilmiş ve faaliyete geçirilmiştir. Basınçlı çelikten yapılmış bu gemiler, yüksek kapasitedeki AI/YAPAY Zekâ vericilerini barındırmaktadır.
Bu platform gemiler, çevresindeki deniz suyunu doğal soğutma sistemi olarak kullanmak suretiyle, büyük ölçüde enerji tasarrufu da sağlamaktadır.
Aynı teknolojiyi başka ülkeler de yaratmaktadır. Amerika Birleşik Devletleri ve İskoçya gibi ülkeler de, data merkezlerini denizaltına alan bir deniz altı platformu demirlemektedir.
Tarih boyunca, denizleraltı, teknoloji ve endüstrinin ilgi alanı olmuştur.
Bizim tarihimizin şanlı zaferi Çanakkale savaşında, müttefikimiz Almanlar’ın, Marmara Denizi içine 220 feet; takribi 6705 metre derine, deniz tabanı üzerine inşa ettiği, 2.5 inch; takribi 6.35 m kalınlığında ÇELİK FİLE AĞ, önemli bir teknolojidir.
21 Temmuz 1915′ de Komutan Teğmen Boyle, Osmanlı Donanması’nda birçok gemiyi batırmış ve savaşta İngilizlere kazandırdığı neticeler sonucunda, en yüksek kahramanlık olan Victoria nişanını almıştır. Boyle, komutasında olan HMS E14 Denizaltı gemisi ile, Marmara Denizine ve esas hedefi olan Constantinople/İstanbul’a atak seferini yapacak iken, dar Boğaz’dan geçtikten sonra, derin suyun altında bir engel görmüş ve bunu Üsteğmen HMS E7′ de görevli Cochrane ‘e raporlamıştır. 24 Temmuz’da Komutan Cochrane, bir keşif yaparak, durumu teyid etmiştir. Almanlar öylesine büyük bir Demir Çelik Ağ/ File inşa etmişlerdir ki, Komutan Douglas Cochrane 90 feet derinlikte, bu filenin içinde kalmış ve saatlerce uğraşarak kurtulmaya çalışmıştır.
Daha sonraki ataklarda, komutan COCHRANE çelik levhadan geçemeyerek, savaş esiri düşmüş ve gemisi HMS E 14, Marmara Denizi’nde tam 94 YIL sonra, 2009 yılında bulunabilmiştir.
Bu durum denizaltıların karşılaşabileceği tehlikeler içerisinde en zorlu olan engellerden biridir. İngilizler bu ağın içinden, dar bir delikten çabalayarak geçme imkânı aramışlardır.
“Bu ağ, boğaz boyunca uzanıyor, 220 Feet deniz tabanına oturuyor, bir dizi kırmızı siyah boyalı şamandıra, bu ağı yüzeyden destekliyor, bir ucundan Maydos Yarımadasının 1 mil kuzeyinden bağlanmış, diğer ucundan, Anadolu Yakasındaki Abidos’da demirli bir vapurdan desteklidir”
Türk Tekneleri bomba yüklü olarak, adeta bir ağı saran örümcekler gibi, devriye nöbetinde çevresini sarmışlar; iki yakada hedefe oturtulmuş silahlar konumlanmış ve denizaltıların tam hız yaparak dahi geçmesi imkânsız bir dar çıkış ağın ortasında oluşturulmuştur-
Tarih, bize, mühendislik teknolojisi ile 1915 yılında üretilen bir çelik file ağın, Marmara Denizi tabanında bir duvar halinde, düşman denizaltılarının, ileriye yani İstanbul’a geçişini engelleyen ve savaşı Osmanlı devleti lehine destekleyen, yüksek bir teknoloji eserinin mevcut olduğunu göstermektedir.
*Kaynak:1915 Moorehead/ GALLIPOLI Eseri Çanakkale Günlüğü
Avukat Alev Elif Beller
Türk Armatörler Birliği Hukuk Danışmanı


