Başkanın Mesajı

Dünya denizciliği değişiyor, dünya değişiyor, Türkiye değişiyor, Türk denizciliği de değişiyor. Armatörler olarak da bu değişimi gerçekleştirmek bize vasıl oldu. Bunu yaşayıp göreceğiz.

Genç ve dinamik, işine vakıf, liyakatı yüksek, çalışkan ve sektör adına çaba gösterecek bir ekiple birlikte yönetim kurulu olarak yola çıktık.

Hedeflerimiz faydalı, yaratıcı, yenilikçi ve vizyoner bir süreç ile ilerleyecek.

Bu süreç içerisinde bazı kavramları bizden çok duyacağınıza eminim. Sektör olarak hepimizin bu kavramları içselleştirmesinin önemi üzerinde duracağız.

Bizim ana düsturumuz “ben değil, biz” olacaktır. Türkiye’ye, Türk denizciliğine hizmet etmek olacaktır. Hep doğruları yapmak olacaktır. Bunun yanında geçmişi değil, geleceği konuşup geleceğe hitap etmek olacaktır. Vizyoner hedefler ve projeler peşinde koşmak ve gerçekleştirmeye gayret etmek olacaktır. İşte tüm bunlarla beraber sektörümüzdeki birlik ve beraberliği güçlendireceğiz ve yaratacağımız ortak bir akıl çerçevesinde sektörümüzde sinerji yaratacağız. Bunu da ancak sektördeki kişileri, birbirimizi daha iyi tanıyarak, ilişkilerimizi daha da geliştirerek ve güçlendirerek sağlayabiliriz. Bu sinerjiyi deniz taşımacılığına yönelik çalışacağımız stratejik bir eylem planı ile birleştirip rekabet gücümüzü artıracağız.

Türk armatörleri olarak küresel bir sektörde küresel ticaret yapıyoruz ve küresel alanda rekabet ediyoruz. Bu noktada Türk armatörleri olarak talebimiz, eşit şartlarda rekabet ortamının yaratılması yönündedir.

Türk sahipli gemiler yaklaşık 17-20 milyar ABD doları arasında navlun getirisi yapabilecek bir kapasiteye sahiptir. Devletin bunu katma değer olarak ele alması gerekiyor. İşte bu aşamada biraz önce bahsetmiş olduğum rekabet gücünün uluslararası ortamda karşılanabilmesi “tonaj vergi sistemi” ile olabilecektir.

Tüm Avrupa ve dünyanın bir çok sayılı denizci ülkesi bu sistemi uygularken biz de böyle bir sistemin bulunmaması bizim elimizi kolumuzu bağlamaktadır. Bu durumda da armatörlerimiz bu rekabet gücünü muhafaza edebilmek için başka ülke bayraklarında çalışmayı tercih edebilmektedir. Bir şey gittikten sonra gelmesi zor! Hele hele armatörün geri dönmesi çok zor. Ama oradaki imkânlar Türkiye’de de verilirse gidenler bence geri gelebilirler. Bu nedenle diğer Hollanda, İngiltere, Norveç ve Yunan tonaj vergi sistemlerine bakarak, bunların artı ve eksilerini değerlendirerek kendi tonaj vergi sistemimizi teşkil edebiliriz. Bu sadece Türk armatörünü değil, bu sistemi özümseyen ve benimseyen diğer ülke armatörlerinin de şirketlerini buraya taşımalarının yolunu açabilecektir. Devletimiz bu sistem ile inanılmaz boyutta bir katma değer elde edecektir.

Bu sistemi TUGS ile karşılaştırmak da önemli algı hatası yaratabilmektedir. TUGS’un misyonu, yapısı farklı, tonaj vergisinin misyonu-yapısı farklıdır. İkisini karşılaştırdığınız zaman varmak istediğiniz yere varamazsınız.

Bunların dışında biz sadece armatörlerle değil, bütün STK’larla, bütün kuruluşlarla, üniversitelerle, akademisyenlerle konuşmak, bir araya gelmek ve işbirliği yapmak istiyoruz. İMEAK Deniz Ticaret Odası çatı örgüttür. Bu çatı örgütümüzün şemsiyesi altında tüm bunlarla ve hizmet sektörü ile de ilişkilerimizi geliştirmek istiyoruz.

Bu minvalde yolumuz uzun, yapacaklarımız fazla, süremiz kısa. Bir an önce belli bir plan dahilinde bunları gerçekleştirme gayreti içinde olacağız. Bu süreçte sadece sektörümüz değil, burada bahsettiğim veya bahsetmeyi unuttuğum ve fakat tüm paydaşlarımızın desteğini de bekliyor olacağız.

Bismillah Vira

Cihan Ergenç
Türk Armatörler Birliği
Yönetim Kurulu Başkanı